Bu yazımda network marketing nedir, ne değildir, saadet zincirlerinden ayırmak için hangi kriterler gerekir gibi soruları cevaplandırmaya çalışacağım. Bunun için kulaktan dolma bilgilere başvurmadım. Araştırmalar yaptım ve yaptığım araştırmalardan alıntılar da paylaşacağım elbette. Bu yaptığım araştırmalar ise akademik makaleler ve bu konuda uzman ve yetkili kişi ve kuruluşların yayınlarından oluşmakta. Bu yazıyı yazma gereği duydum, çünkü birçok kulaktan dolma bilgilerle, yalanlarla, yanlışlarla insanların manipüle edildiğine şahit oldum. E artık buna dur demenin de vakti geldi. Haydi başlayalım.

Network Marketing(Ağ Pazarlama) Nedir?

Şebeke yoluyla pazarlama, bağımsız dağıtıcıların başka dağıtıcıları da tanıştırarak geliştirdikleri bir şebekenin, firmanın ürünlerinin satışını doğrudan tüketicilere yapmasıdır.[1]

Buradan da anlaşılacağı üzere ağ pazarlamada ürün satışı tabana yayılıyor, reklama ayrılacak bütçe bireysel satıcılarla paylaşılıyor. Buraya kadar hiçbir sorun yok tabii. Oldukça pratik ve düşük maliyetli bir sistem. 19. yy’da Coca Cola bu yöntemi kullanmış ve bu yöntem onun devasa bir firma olmasında etkili bir rol oynamış. Yine bunun gibi birçok firma örneği mevcut, isteyen arkadaşlar araştırabilirler.

Ayrıca ağ pazarlama, oldukça geniş bir yapıya sahiptir, dar anlama sıkıştırmak çok yanlış olacaktır.

1. Üye kaydı yaparak komisyon elde etmek

2. Satılan ürün üzerinden komisyon elde etmek

Şimdi size ağ pazarlamanın bir özelliğinden bahsedeceğim, ileride ayrıntısıyla değineceğim buna. Ağ pazarlamaya giriş çok düşük maliyetlidir. Zaten bu yapıyı yaşatmak oldukça zorken, bir firmanın yüksek giriş maliyeti koyması sizi işkillendirmelidir.

Network Marketing Ne Değildir?

İşte geldik fasulyenin faydasına! Şimdi size ağ pazarlamayla piramit satış sistemleri arasındaki farkı anlatacağım. Bunu kendi kafama göre değil, bu alanda yetkin bir kuruluştan yaptığım alıntılarla anlatacağım. Bu kurum Doğrudan Satış Derneği. Doğrudan satış yapan Avon, Herbelafe, Oriflame, Amway gibi büyük firmalar bu kuruluşa üye. Şöyle demişler:

Yasal bir doğrudan satış işi ile gizlenmiş bir piramit düzen arasında farkı anlamak için şu üç soruyu sormak gerekir;

1. Katılmanız için ne kadar para isteniyor? Başlama maliyeti nedir?

Maliyet yüksekse dikkatli olun.Doğrudan satış şirketlerinde genellikle başlama ücreti azdır. Bu şirketler kolay ve ucuz bir şekilde satışa başlamanızı isterler. Piramit düzenler ise tüm karlarını yeni katılanlar sayesinde elde ettikleri için katılma maliyeti yüksektir.[2]

Şimdi burada iyi bir değerlendirme yapmalı. Size “Etrafındaki kişilerden borç al, ama kimseye bundan bahsetme.” diyorlar mı? Cevabınız “Evet” ise çok dikkatli olmanız gerekiyor.

2. Satamadığınz ürün olursa şirket bunları geri alıyor mu?

Bu tür piramit düzenler değeri ve kalitesi şüphe götürecek, göstermelik ürünler de pazarlayabilirler. Satılmayan ürünler elinizde kalacaksa dikkatli olunmalıdır. Çünkü bu ürünleri iade edemezsiniz. Yasal doğrudan satış şirketlerinde ise bu güvence her zaman vardır.[2]

Bu madde daha çok fiziksel ürünler için yazılmış. Peki ya hizmetler? Fiziksel ürünlerin pek de işe yaramadığı, kolayca anlaşılabilir, ama bir hizmet(özellikle de teknik bilgi gerektiren) kolayca anlaşılamaz. Fiziksel ürünlerin iadesi zor olmasına karşın, bir hizmetin iadesi oldukça kolaydır. Kaldı ki ağ pazarlama adı altında piramit satış yapan şirketler artık yasal zorunluluk olduğu için iade kabul etmek zorunda kalmışlardır. Bu nedenle bu madde ağ pazarlama adı altında satış yapan ve yasal görünen piramit sistemler için değil, tamamen yasa dışı bir sistem için yazılmış olabilir.

3. Şirket ürünlerini tüketiciye satıyor mu?

Bu sorunun cevabı olumsuz ise dikkatli olunmalıdır. Çünkü doğrudan satış tüketicilere satış yaparak bir pazar oluşturmaya dayanır, yani rekabet edebilecek fiyatlara sahip, kaliteli ürünler gerektirir. Piramit düzenlerde ise ürünü kullanacak kişilerle hiç ilgilenilmez. Yeni katılanlara, kullanışlı ve uygun fiyatlı oldukları için değil, işe başlamak için satın almaları gerektiği için büyük miktarda satış yapılarak kar elde edilir.[2]

Doğrudan satışın amacı ürünlerini daha daha fazla tüketiciye ulaştırmaktır. Ama asla ve asla sisteme üye kazandırma, satın alan herkesi satış ortağı ilan etme değildir. Dikkat edilecek olursa “rekabet edilecek fiyatlara sahip” deniyor. Yani bu ürünün fiyatı emsallerinin çok üstünde olmamalıdır. Üstündeyse, amacı giderleri düşürmek değil, ağ pazarlama adı altında piramit sistem oluşturmaktır. Ayrıca yine “kaliteli” kelimesi de geçmekte. Yani emsalleriyle yaklaşık olarak aynı veya daha üstün özelliklere sahip olması beklenmelidir. Eğer teknik bilgiye sahip bir ürünse mutlaka bu alanda uzman birinden fikir alınmalı.

Burada Doğrudan Satış Derneği’nin(DSD) ayrımını inceledim. DSD’ye üye olan firmalar yasal ve etik kurallara uyarak doğrudan satış yapan firmalardır. Çünkü bu kuruluş, kurallarına uygun düşen şirketleri bünyesine katıyor anladığım kadarıyla.

Şimdi de bu alanda zengin bir makaleden alıntı yapacağım. Bu makaleyi, bir avukat adayı arkadaşımız yazmış, oldukça da zengin bir kaynakçası var.

Network Marketing Şirketlerini, Titan Zincirlerinden Nasıl Ayırırız?

1)Gerçek ve fiyatı ile kalitesi orantılı olan bir ürünün ya da hizmetin pazarlama faaliyeti vardır. (750 liralık bir internet sitesini, 2000 liraya pazarlıyorlarsa oradan hemen uzaklaşın.[3]

Yukarıda da değindiğim gibi ağ pazarlamanın amacı zaten maliyetleri düşük tutmaktır. Ürünün yüksek fiyatlara satılması bu amaçlara aykırı bir durumdur. Eğer amacının dışında kullanılıyorsa başka amaçlara hizmet ediyor demektir.

2)Hem şirketin hem de distribütörlerin gelirleri üyelik yenileme ücretlerinden değil, satışlardan sağlanmaktadır.(Ürünü tanıtmadan, kalitesini ortaya koymadan, ‘‘sen şu kadar para ver 1 sene sonra zenginsin’’ diyorlarsa oradan hemen uzaklaşın.)[3]

Evet, dikkat çekici noktalardan biri de budur. Eğer bir firma, size “Şu kadar zamanda bir üyelik yenile.” veya “Şu kadar zamanda bir ürünü tekrar satın al.” diyorsa bunda bir bit yeniği vardır. O zaman sizin ürünü pazarlamıyorsunuz, sisteme üye kazandırıyorsunuz. Ürünü tanıtsalar kaç yazar? Karşısındaki kişinin bu konuda teknik bilgisi yoksa istedikleri gibi yönlendirebilirler.

3)Şirketin sattığı ürünü, iş fırsatı olmasa dahi kullanır mıydınız? Bu soruya cevabınız ‘evet’ ise, doğru yoldasınız demektir.[3]

Bence en önemli konulardan biri de bu. Çünkü ürünün gerçekten satış amacıyla mı yoksa yasal zemine oturtmak için mi oluşturulduğunu buradan anlarsınız. Ürünü satarken size iş fırsatı olduğundan mı bahsediyorlar, yoksa ürünün özelliklerine mi odaklanıyorlar? Siz ürünü satın aldığınızda gerçekten aktif olarak kullanabilecek misiniz?

4)En çok parayı ilk girenler kazanıyor ve sizin onun yerini alma şansınız yoksa, o şirketten uzak durun çünkü artık olgunluk dönemine girmiş ve kar marjı düşük bir şirkettir. Nitekim iyi network marketing şirketlerinde, ilk kaydı yapan kişinin en zengin olduğu bir örnek bulunmamaktadır. İyi ve gerçek network şirketlerinde birey, büyük bir satış ekibi kurarak kendisinden önce organizasyona katılanlardan daha çok kazanabilme fırsatına her zaman sahiptir.[3]

Organizasyon içinde ne kadar yükselebilirsiniz? Kendinize bir sorun.

Elbette ileride yine eklemelerim olacaktır. Güncel tutmaya çalışacağım. Her zaman dediğim gibi araştırın, dolduruşa gelmeyin, sorgulayın.

Share.

About Author

Leave A Reply